bebeklerde tırnak batması için ne yapılmalıdır

Bebeklerde Tırnak Batması İçin Ne Yapılmalıdır?

25 Oca 2021 Genel

Tırnak batması yeni doğanlarda ve bebeklerde sıklıkla görülebiliyor. Yetişkinlerde olduğu gibi tırnak batması genellikle bebeklerin de ayak başparmaklarını etkiliyor. Bebeklerin ayak tırnakları son derece hızlı bir şekilde uzuyor. Bundan dolayı istenilmeyen herhangi bir durumla karşılaşılmasının önüne geçilmesi için bebeklerinin ayak tırnaklarının bakımının ve kesiminin özenle yapılması gerekiyor. Ayrıca tırnak batması oluşup oluşmadığının anlaşılması için sık sık kontrol edilmesi de önem taşıyor.

Bebeklerde tırnak batması sorunu yaşandığında parmağın o bölgesinde kızarıklık ve şişlik oluşuyor. Ayrıca rahatsızlık verici bir akıntı da gelişebiliyor. Bebek parmağına dokunulduğunda ya da üzerine basıldığında ağlayarak tepki vermeye başlıyor. Eğer yürüyorsa bu esnada topallayabiliyor ya da ağlayabiliyor. 

Bebeklerde Tırnak Batması Neden Oluşur?

Yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de tırnak batması pek çok farklı nedenden dolayı meydana gelebiliyor. Bunlar arasında en önemli neden tırnak bakımının doğru yapılmaması olarak kabul ediliyor. Tırnak bakımının doğru yapılmamasının yanı sıra bebeklerin ayaklarını sıkan çoraplar ya da ayakkabılar giymesi de tırnak batmasına sebep olabiliyor. Bu nedenle bebeklerin ayaklarının rahat olması ve hava alması konusunda özenli davranılması önem taşıyor.

Bebeklerin anatomik olarak yanlardan içe doğru kıvrık olması, tırnakların küt yerine yanlara doğru kıvrık olarak kesilmesi, dar çorap ve ayakkabı giyilmesi tırnağın anatomisini bozup tırnak batmasına neden olabiliyor.

Bebeklerde tırnak batmasının önlenmesi için; dar çoraplar giydirilmemesi, ayakkabıların bebeğin ayağından en az 1 cm büyük olması, ayakkabıların burun kısmının yüksek ve geniş olması, tırnak kesilirken küt uçlu tırnak makası kullanılması, tırnakların bebeklerin kendilerine zarar vereceği kadar uzamadan düzenli olarak kesilmesi öneriliyor.

Bebeklerde tırnak batması görüldüğü durumlarda bebeğin ayağının günde üç kez sabunlu sıcak suyla yıkanması ve bu işlemin yaklaşık 20 dakika devam ettirilmesi gerekiyor. Özellikle bu banyo esnasında zeytinyağı sabunu kullanılması etkili oluyor. Aynı şekilde etme sirkesi de etkili olabiliyor. Elma sirkesi içerisindeki antiseptikler sayesinde tırnak batmasını engelliyor. Bir kova suyun içerisine bir miktar elma sirkesi eklendikten sonra tırnak batmasının olduğu ayak 20 dakika bu suyun içerisinde bekletildiğinde faydalı olduğu biliniyor. Bu işlem gerek görüldüğünde günde 3 kez uygulanabiliyor. 

Tırnak batması sorununun olduğu bebeklerde rahat ayakkabıların ve çorapların tercih edilmesi, havanın durumuna bağlı olarak ayaklarının sürekli olarak hava almasının sağlanması uzmanların önerileri arasında yer alıyor. Ayakların kuru kalması ve nemli tutulmaması, tırnak batması surumunda tırnağın hemen kesilmeyip uzamasının bekletilmesi, antibiyotik ve antiseptik içeren kremler kullanılması da uygulanabilecek önlemler arasında yer alıyor. Ayrıca bu durum için özel olarak üretilen ve eczanelerden temin edilebilecek olan aparatlar ve ilaçlar da kullanılabiliyor. 

Bebeklerde tırnak bakımı nasıl olmalıdır

Bebeklerde Tırnak Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Bebekler çoğunlukla tırnakları uzun olarak doğuyorlar. Görünüşte ince ve zararsız olan tırnaklar bebeğin yüzünü çizmesine neden olabiliyor ve cildine zarar verebiliyor. Bu yüzden bebeklerin tırnaklarının mümkün olduğunca erken kesilmesi gerekiyor. 

Tırnaklar kesilerek kadar bazı ebeveynler bebeklerin ciltlerine zarar vermelerini engellemek için eldiven giydirmeyi tercih edebiliyorlar. Ancak bebekler yeni karşılaştıkları dış dünyayı tanımak ve anlamak için ellerini kullanıyorlar. Eldiven gibi engelleyici unsurlarla ellerin kısıtlanması, bebeğin motor becerilerinin yavaşlamasına neden olabiliyor. Aynı zamanda ayaklar için sıkı çorapların ve patiklerin tercih edilmesi de bebeğin ayak formunun bozulmasına ve gelişiminin olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor. 

Bebeklerin tırnakları kesilirken, bebeklere özel tasarlanan tırnak makaslarının tercih edilmesi gerekiyor. Uçlarının sivri olmaması nedeniyle bu makaslar daha güvenli olarak kabul ediliyor. Bebeklerin tırnaklarını banyo ya da emzirme esnasında kesmek daha kolay olabiliyor. 

Bebeklerin tırnakları kesilirken önce parmağının nazikçe tutulması ve parmağın etli kısmının geriye çekilmesi gerekiyor. Ardından çok derin olmayacak şekilde tırnak makası tırnağa yerleştirilerek tırnak kesilebiliyor. Ardından tırnağın sivri kalan yanlarının kağıt bir törpü kullanılarak törpülenmesi gerekiyor. Törpülenme son derece önemli bir aşama olup atlanmaması gerekiyor. Çünkü tırnak kesildiği zaman daha da sivrileşiyor ve bebeklerin kendilerine zarar verme riski artmış oluyor. 

Ayak tırnaklarının batmasının önlenmesi için yuvarlak değil düz kesilmesi gerekiyor. Eğer tırnak kesilirken bebeğin derisi yanlışlıkla kesilirse öncelikle steril gazlı bezle kan durana kadar biraz bastırıldıktan sonra antibiyotik merhem sürülebiliyor. 

Tüm yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de tırnak batması durumunda etrafında kızarıklık oluşuyor. Müdahale edilmediği takdirde içinde sarı irin bulunan ödemli apse oluşumu söz konusu oluyor. Bu nedenle kızarıklık başladığı anda müdahale edilmesi gerekiyor. Bu aşamada tırnağın ödemli dokuya batması tırnağın altına pamuk koyularak önlenebiliyor. Enfeksiyonun fazla olduğu durumlarda antibiyotikli krem uygulanıyor gerekli durumlar apse drenajı yapılabiliyor. Kronik olarak geçmeyen tırnak batması vakalarında batan kısmın tırnak kökü kazınıyor ve kısmi tırnak çekimi yapılabiliyor. Çocuklarda meydana gelen tırnak batmalarının da mutlaka uzman Podologlar tarafından tedavi edilmesi gerekiyor. Akanındaki başarıları ile dikkat çeken Podolog Nihat Divarcı çocukların ayaklarında oluşan problemleri titizlikle muayene ederek, en ağrısız ve acısız tedavileri uygulayarak sorunun kısa sürede çözümlenmesini sağlıyor.

tırnak mantarlarında beslenmenin etkisi

Tırnak Mantarlarında Beslenmenin Etkisi

22 Oca 2021 Genel

Mantar enfeksiyonu insanların en sık karşı karşıya kaldığı enfeksiyonların başında geliyor. Tırnak mantarı pek çok farklı nedenden dolayı ortaya çıkabiliyor. Dermatofit tipi mantarlar tırnak mantarına sıklıkla neden olsa da maya adı verilen mantar tipleri de tırnak mantarı oluşumuna yol açabiliyor. Maya mantarları çoğunlukla eskiden gelen bir travmadan sonra zayıflamış tırnaklara yerleşiyor. Ayrıca şeker hastalarında ve ayakları çok terleyenlerde mantar hastalığı ile daha sık karşılaşılıyor. Tırnak mantarının tedavisinde enfekte olmuş tırnaklar uzmanlar tarafından steril cihazların ve frezelerin kullanılmasıyla temizleniyor. İkinci seansa kadar hasta uzmanların önerdiği uygun bakım ve tedavi edici özellikteki ilaçları kullanıyor ve hasta takip altına alınıyor. Tırnak mantarı tek seanslık bir uygulama ile tedavi edilebilecek olan hastalıklar arasında yer almıyor.

Diyette değişiklik yapılması, takviyeler ve ilaç tedavisi ile birlikte tırnak mantarının kök nedeni tedavi edilerek ortadan kaldırılabiliyor. İlaç tedavisinin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor. Tırnak mantarının oluşum nedenleri arasında ilk sıralarda vücuttaki iyi bakterilere karşı kötü bakterilerin dengesizliği geliyor. Bağırsaklarla ilgili sorunlardan dolayı meydana gelen diğer sağlık koşullarında olduğu gibi bağırsaklarda yeterince iyi bakterinin yaşamadığı durumlarda, vücutta ortaya çıkabilecek yüksek düzeyde maya ve kötü bakteri diğer bir deyişle mantar geliştirilmesi söz konusu olabiliyor. 

Bunun dışında kuaför, yüzme havuzu, spor salonu, hamam ve sauna gibi yerlerde mantarlarla temasa geçilmesi, kirli ya sıkı ayakkabıların giyilmesi, sedef ve benzeri cilt hastalıkları, diyabet ya da arter hastalığı gibi nedenlerle bacaklarda oluşan dolaşım problemleri, bağışıklık sisteminin zayıf olması ve genetik yatkınlık gibi nedenler de mantar oluşumunun nedenleri arasında yer alıyor. Geleneksel tedaviler uygulanırken tedavi sürecinin beslenmeyle de desteklenmesi durumunda sorunun daha kolay çözümlenebildiği biliniyor. 

Gıda İntoleransı Yüksek Besinlerden Uzak Durun

Gıda intoleransı yüksek besinlerden uzak durun

Tırnak mantarı tedavisinde en etkili yollardan biri doğal yolları kullanmak ve beslenmede değişiklikler yapmak oluyor. Mantarın aşırı büyümesini engellemenin yolu sindirim sisteminde yaşayan maya ve kandida virüsünü besleyen şeker ve tatlandırıcı gibi şeyleri ortadan kaldırmaktan geçiyor. Diyetin değiştirilmesinde bir sonraki adım iyi bakterilerin büyümesini destekleyen bazı yiyeceklerin tüketilmeye başlanması oluyor. Bu yiyecekler arasında kefir, turşu ve ev yapımı yoğurt gibi ürünler yer alıyor. Aynı şekilde daha fazla lif, kaliteli yağ ve protein tüketilmesi de hem mantara karşı hem de genel olarak bağışıklığın ve vücut direncinin güçlenmesini sağlıyor. Renkli sebzeler, organik tavuk, balık, otla beslenen hayvanların etleri, serbest gezen tavuk yumurtalarından alınan yüksek kaliteli proteinler ve çip olarak alınan yağlı tohumlar bu tür beslenmeye örnek olarak gösterilebiliyor. Sabah ve akşam beslenmelerinde probiyotik özelliği ile ön plana çıkan yoğurdun tüketilmesi mantara karşı korumanın yanı sıra genel vücut sağlığı üzerinde de son derece olumlu bir etki yaratıyor.

Bazı maya enfeksiyonları gıda alerjilerinden kaynaklanabiliyor. Bu nedenle her tür olumsuz reaksiyona neden olacak yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. Süt, fındık, yumurta, buğday içeren yiyecekler ve tahıllar tüketildiğinde yaşanılan belirtilere karşı dikkatli olunması son derece önemli bir nokta haline geliyor. Gıda alerjisi ya da hassasiyeti olduğunu düşünen kişilerin, hangi gıdaların bu tarz sorunlara neden olduğunu bulmaları için eliminasyon diyeti denemeleri ve bu gıdaları beslenmelerinden çıkarmaları doğru bir adım olarak kabul ediliyor. 

Tırnak Mantarı Hayat Kalitenizi Düşürmesin

Ayak sağlığına yönelik bir bilim dalı olan Podoloji bu konuda spesifik uzmanlığı olan podologlar ile hizmet veriyor. Dünyada ve ülkemizde toplumun yarısından fazlası hayatlarının bir döneminde ayak sağlığı sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Podolog Nihat Divarcı herkesin sağlıklı ayaklara sahip olabilmesi için profesyonel ayak sağlığı hizmetleri sunuyor. Ayak ve tırnak mantarları varis, lenf ödemi ve damar tıkanıklığı gibi sorunların olduğu dolaşım problemi yaşanan bacaklarda son derece ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Bu nedenle büyük enfeksiyonlara neden olmadan tedavi edilmesi gerekiyor. Podologlar mantarlı dokuları özel aletleri aracılığıyla temizliyorlar. Bu işlem esnasında kesinlikle sağlam dokuya zarar verilmiyor. Temizleme işlemi ile birlikte alttaki enfeksiyonlara ulaşılıyor. Ayak bakımı yapılıyor ve ilaçların dokuya etkinliği artırılıyor. Böylece tedavi sürecinin kısaltılması da söz konusu olabiliyor.

Çoğunlukla tırnaktaki beyaz ve sarı lekeler şeklinde varlığını belli eden tırnak mantarı zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Tırnaklarda büyük bir hasara neden olabilen tırnak mantarı bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde kangren gibi çok önemli sağlık sorunlarına bile davetiye çıkarabiliyor. Tırnak yatağını ve plağını tutan bir enfeksiyon olan tırnak mantarı dermatofid denilen organizmalar tarafından oluşturuluyor ve tüm tırnak hastalıkları arasında % 50 gibi büyük bir orana sahip bulunuyor. Çoğunlukla tırnağın altında başlayan tırnak mantarı, çizgisel olarak tırnağın köküne yayılıyor, tırnağı kalınlaştırıp gevşetiyor ve ayrılmalara neden oluyor. Son aşamada ise tırnağın tamamen zarar görmesi söz konusu olabiliyor. 

ayak mantarı nedir tedavisi nasıldır

Ayak Mantarı Nedir? Tedavisi Nasıldır?

20 Oca 2021 Genel

Ayak mantarı bir tür deri hastalığı olup yüzeysek bir enfeksiyon olarak kabul ediliyor. Kadınlara kıyasla erkeklerde daha sık görülen ayak mantarına yol açan dermatofitler dış çevrede bulunabiliyor. Ayakları terleyen kişilerde sıklıkla görülen ayak mantarına neden olan mantar türü 25 ile 37 derece arasındaki sıcaklıktaki nemli alanlarda bulunuyor. Ayrıca duş ya da yüzme gibi aktivitelerden sonra ayakların iyi kurulanmaması da ayak mantarına neden olabiliyor. 

Ayak mantarının belirtileri arasında kaşıntı, yanma hissi, kızarıklık ve koku bulunuyor. Ayak mantarının, tedavi edilmediği takdirde tırnaklara bulaşması söz konusu oluyor. Deri bütünlüğünün bozulmasının sebeplerinden olan ayak mantarı, farklı enfeksiyonların oluşmasına da ortam hazırlayabiliyor. Son derece bulaşıcı bir özelliği olan ayak mantarı; plaj, havuz, hamam, ayak bakım merkezleri gibi ortak kullanım alanlarında son derece hızlı bir yayılım gösterebiliyor. Ayrıca terlik, havlu, çorap, ayakkabı gibi kişisel eşyaların ortak kullanılması da ayak mantarının kişiden kişiye bulaşmasını hızlandıra etkenler arasında yer alıyor. 

Ayak Mantarı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ayak mantarı, vücudun ayak bölgesinde oluşan bir mantar enfeksiyonu olup çoğunlukla ayak parmaklarının arasında gelişiyor. Bununla birlikte ayağın üst yüzeyinde, arka bölgesinde ya da yanında görüldüğü vakalar da olabiliyor. Başlangıç aşamasında ayak mantarı cilt yüzeyinde kırmızı noktalara ve pullu bir görünüme neden olabiliyor. Bunun ardından ayaklarda içi su dolu kesecikler oluşuyor. Bu kabarıklıklar son derece kaşıntılı olduğu gibi iltihaplı bir görünüme de sahip olabiliyorlar. Ayrıca ayak tabanında kepeklenme şeklinde kızarıklıklar ve döküntüler de oluşabiliyor. 

Ayak mantarı; uzun süreli spor yapılması, ayaklarda oluşan yaraların tedavisinin yapılmaması, ayakların yıkandıktan sonra kurulanmaması, temizliğinden emin olunmayan yüzeylerde çıplak ayakla dolaşılması da tırnak mantarının bulaşmasının nedenleri arasında yer alıyor. 

Ayak mantarı tedavi edilmediğinde ayak tırnaklarına bulaşabiliyor. Bu durumda tırnakların renginin değişmesine ve kalınlaşmasına neden olabiliyor. Şiddetli vakalarda ise ayak tırnaklarında soyulma ya da tırnak kaybı gibi daha ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalınabiliyor. Bu nedenle ayak mantarı sorunu ile karşı karşıya kalan kişilerin vakit kaybetmeden  cildiye uzmanına başvurması gerekiyor. 

Ayak mantarı erken dönemde ilaç tedavisi ile kolaylıkla çözümlenebilen bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor. Ancak verilen ilaçların aynı saat aralığında düzenli bir şekilde alınması ve tedaviden sonra hastalığın yeniden oluşmasının önlenmesi için bazı önlemler alınması gerekiyor. 

Ayak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

ayak mantarı nasıl tedavi edilir

En sık karşılaşılan ayak mantarı türleri arasında; intertriginöz form, hiperkerotik form ve vezikülobüllöz form bulunuyor. İntertriginöz form parmak arası mantarı olarak tanımlanıyor. Genelde 4. ve 5.parmaklar arasında beyaz bir görünüme yol açtığı gibi ayak tabanına da yayılabiliyor. En sık görülen belirtileri arasında yanma, pullanma ve kaşıntı bulunuyor.

Hiperkerotik form ayaklarda kuru bir görünüme neden oluyor. Ayak tabanının ve derinin pullanmasıyla da karakterize olduğu biliniyor. Derinin kalınlaşmasına neden olan hiperkerotik form ayak derisinin yayılmasına da yol açabiliyor. 

Vezikülobülloz form ayak mantarı çeşitleri arasında en ender rastlanan tür olarak biliniyor. Genellikle ayakaltı derisinin su toplamasından dolayı oluşan kabarcıkların patlamasıyla meydana geliyor. Ayağın  tabanında, yan ve üst kısımlarında olduğu gibi parmak aralarında da görülebiliyor. 

Ayal mantarı tedavisinde öncelik ayak sağlığının korunması olarak kabul ediliyor. Bunun için ayağın mantar bulaşması olası ortamlardan uzak tutulması, düzenli olarak her gün yıkanması, temiz bir havlu ile iyice kurulanması, mevsime uygun ayakkabı kullanılması ve çorapların sıkça değiştirilmesi gerekiyor. 

Mantar enfeksiyonunun tanısı fiziki muayene ile koyuluyor. Bazı durumlarda deri döküntüsünden kazı yapılıyor ve mikroskop ile incelenerek kesin tanı koyulabiliyor. 

Ayak mantarı tedavisi doktorlar tarafından kişiye özel belirleniyor. Kimi vakalarda ayak mantarı tedavisi için kremlerin ve spreylerin kimi vakalardaysa ağızdan alınacak mantar ilaçlarının kullanılması tercih ediliyor. Tüm mantar ilaçlarının ortak özelliği ise hepsinin düzenli olarak aynı saatte alınması gerekliliği oluyor. Ayak mantarının tırnağa sıçradığı durumlarda tırnağın törpülenmesi ve mümkün olduğunda kısa kesilmesi gerekiyor. Doktor tarafından verilen ilaçların tırnağa uygulanmasının yanı sıra yine doktorun önerdiği oral mantar ilaçlarının da düzenli olarak kullanılması tedavinin bir parçası haline geliyor. Podolog Nihat Divarcı tırnağa sıçramış olan mantarın tedavisini özenli bir şekilde gerçekleştirerek hastalarının bu sorunla en etkin şekilde mücadele etmesine katkıda bulunuyor.

Ayak Mantarı Nasıl Önlenebilir?

Ayakların günlük bakımlarının yapılması, spor salonu, duş, hamam gibi ortak kullanım alanlarında ıslak zeminlere çıplak ayakla basılmaması, terlik ve havlu gibi eşyaların ortak kullanılmaması, duş alındıktan sonra ayakların iyice kurulanması, özellikle yaz aylarında uzun sürelerle sıkı ayakkabıların giyilmemesi, pamuklu ve ter çekme özelliği olan çorapların tercih edilmesi, çorapların her gün değiştirilmesi, pedikür setinin kişinin kendisine özel olması, ayaklara ve ayakkabılara günlük olarak mantar önleyici spreyler sıkılması ayak mantarının önlenmesinde etkili oluyor. 

tırnak mantarına ne iyi gelir tedavisi nasıl yapılır

Tırnak Mantarına Ne İyi Gelir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

18 Oca 2021 Genel

Dermatofitlerin neden olduğu tırnak mantarı diğer bir deyişle Onikomikoz yaygın görülen bulaşıcı enfeksiyonlar arasında yer alıyor. Hem el hem ayak tırnaklarında görülebilen tırnak mantarıyla, kişisel temizliğin ve hijyenin aktarıldığı dönemlerde daha çok karşı karşıya kalınabiliyor. El ve ayak tırnaklarının sağlığını olumsuz yönde etkileyen tırnak mantarı estetik olarak da rahatsızlığa yol açabiliyor. Daha çok ayak tırnaklarında görülen mantar problemi ile karşılaşan kişilerin çoğu başlangıç aşamasında enfeksiyon hafif olduğu ve görüntü dışında bir sorun oluşturmadığı için önemsemeyebiliyorlar. Ancak ihmal edilen, tedavisi zamanında ve doğru şekilde gerçekleştirilmeyen tırnak mantarı ilerleyen dönemlerde yürümeyi zorlaştıracak kadar ağrılı bir hal alabiliyor. 

Tırnak mantarı oluşumunda en büyük etken, ıslak ve nemli ortamlardaki mantarlar olarak kabul ediliyor. Spor salonu, duş, hamam, yüzme havuzu ve soyunma kabini gibi ortak kullanım alanları mantarın bulaşabileceği noktalar olup mantar, tırnakta bulunan herhangi bir çatlaktan ya da kesikten bulaşabiliyor.

Tırnak mantarı ilerleyince tırnağın rengi değişiyor ve tırnak kalınlaşmaya başlıyor. Bu durum zaman içerisinde acıya ve ağrıya neden olabiliyor. Zamanında ve etkili bir tedavi uygulanmadığında tırnak mantarları cilde ya da vücudun diğer noktalarına yayılabiliyor. Tedavi geciktirildiğinde tırnak renginde koyulaşma, tırnakta sertleşme, kalınlaşma ve tırnağın kenarlarından iç kısma doğru parçalanması gibi durumlar görülebiliyor. Bir kez tırnak mantarıyla enfekte olan ve tedavi ile bu sorunun ortadan kaldırıldığı tırnakların yeniden aynı durumla karşılaşmaması için tırnak bakımına ve hijyenine üst düzeyde özen gösterilmesi gerekiyor.

Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

Tırnak mantarı teşhisi koyulabilmesi için çoğunlukla fiziki muayene yeterli oluyor. Kimi zaman tırnak mantarına neden olan mantarın türünün tespit edilebilmesi için tırnaktan ya da tırnak altından alınan parçanın incelenmesine ihtiyaç duyulabiliyor. Laboratuvar incelemesi ile enfeksiyona neden olan mantarın türü saptanıp buna uygun bir tedavi belirlenebiliyor.

Farklı yöntemlerle tedavisi edilmesi mümkün olan tırnak mantarında tedavi hasta özelinde, vakanın durumuna göre belirleniyor. Tırnak mantarı tedavisinde genelde tırnağa uygulanan ya da ağızdan alınan antifungal ilaçlar kullanılıyor. Zaman zaman oral ve antifungal tedavilerin birlikte uygulanmasına da ihtiyaç duyulabiliyor. Oral antifungal ilaçlar enfeksiyonun yok edilmesinde diğer ilaçlara göre daha başarılı olduğundan genellikle tedavinin başlangıcında tercih ediliyor. Oral antifungal ilaçlar ile yeni büyüyen tırnağın sağlıklı bir şekilde büyümesi ve zaman içerisinde mantarın tırnaktan atılması sağlanıyor. Tedavi süresi hasta özelinde doktor tarafından belirlenmekle birlikte genelde 12 hafta kadar sürüyor. Tedavi sonucu tırnağın tamamen büyümesine kadar gözlemlenemeyebiliyor. 

Sağlıklı bir vücut için mutlaka düzenli beslenme programı uygulanması gerekiyor. Tüketilen gıdaların sağlıklı olması vücudun tırnak mantarı da dahil olmak üzere tüm enfeksiyonlar ile savaşma gücünü artırıyor. Vücudu enfeksiyonlara karşı güçlendiren bazı besinler alınması mantar enfeksiyonu ile olan mücadelede avantaj sağlayabiliyor. Bu besinler arasında; bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği olan probiyotik yoğurt, tırnak sağlığını destekleyici proteinler içeren gıdalar, tırnak kırılmalarını önleyen demir içerikli yiyecekler, D vitamini yönünden zengin besinler, kalsiyum deposu olan az yağlı süt ve süt ürünleri bulunuyor. Bununla birlikte oral antifungal ilaçlar pek çok ciddi yan etkiye neden olabildiğinden bu tür ilaçların kullanılması esnasında düzenli olarak kan tahlili yapılması gerekiyor. 

Tırnak mantarı tedavisinde başvurulan diğer seçenek olan antifungal oje Siklopiroks adıyla anılıyor. Enfekte tırnaklara ve çevresindeki dokuya günde bir kez uygulama yapılıyor. Yedi günün ardından uygulama yapılan tabakalar alkolle temizleniyor ve yeniden uygulamaya başlanıyor. Bu tür ojelerin sorunun tamamen ortadan kaldırılması için yaklaşık bir yıl boyunca her gün uygulanması gerekebiliyor.

Tırnak mantarı sorunu yaşayan hastalara antifungal krem kullanımı da doktor tarafından önerilebiliyor. Bu tür kremler tırnak inceltilerek kullanıldığında çok daha iyi etki alınması mümkün oluyor. Bu nedenle hekimler tırnakların inceltilmesi için üre içeren losyonlar önerebiliyorlar. Ya da törpüyle veya buna benzer özel bir aletle kendileri tırnakların inceltilmesine yönelik uygulama yapabiliyorlar. 

Bazı durumlarda hekim, antifungal ilacın doğrudan tırnağın altındaki enfeksiyona uygulanabilmesi için tırnağı geçici olarak çıkarmayı önerebiliyor. Bazı ciddi boyuttaki tırnak mantarı enfeksiyonları ilaçlara cevap vermiyor. Enfeksiyonun şiddetli ve aşırı derecede ağrılı olduğu durumlarda, tırnağın kalıcı olarak alınması gerekebiliyor.

Tırnak Mantarını İhmal Etmeyin

Genelde ayak tırnaklarında görülen tırnak mantarı bazen tek bazen birkaç tırnakta tutunabiliyor. Tırnaktaki tutulma şekli tırnağın tamamında ya da belirli bir bölgesinde olabiliyor. Dermatoloji uzmanı tarafından tanı konulmasının ardından; hasta olan tırnak plağının temizlenmesi ve tedavinin daha hızlı bir şekilde sonuçlanabilmesi için hasta, podoloğa yönlendiriliyor.

Alanındaki deneyimli isimlerden olan Podolog Nihat Divarcı tırnak mantarı tedavisi konusundaki başarısı ile dikkat çekiyor. Sorunun çözümlenebilmesi için tırnak mantarı, sağlıklı dokunun korunacağı şekilde Podolog tarafından temizleniyor. Doktorun reçete etmiş olduğu ürünlerin kullanımıyla tedavi destekleniyor. Yapılan özel bakım sayesinde tırnak mantarının tedavisi kısa sürede ve etkili bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle tırnak mantarı sorunu yaşayan kişilerde Dermatolog ve Podolog ortak çalışması önemli bir fark yaratıyor. 

tırnak batması nedir nasıl tedavi edilir

Tırnak Batması Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

28 Ara 2020 Genel

Tırnakların köşesinin ya da kenarının yumuşak ete batması şeklinde ortaya çıkan tırnak batması, genellikle ayak baş parmağında görülüyor. Kızarıklık, ağrı ve şişme gibi şikayetlere neden olan tırnak batmasının tedavisi için evde çeşitli yöntemler denebilse de ağrının artması ya da yayılması durumunda komplikasyon riskinin önlenebilmesi için profesyonel yardım alınması gerekiyor. Eğer kişi diyabet ya da damar sertliği gibi ayaklara olan kan akışını azaltabilecek sağlık sorunlarına sahipse tırnak batmasına bağlı komplikasyon riski ile karşılaşma olasılığının çok daha yüksek olduğu biliniyor. 

Son derece acı verebilen bir sağlık sorunu olan tırnak batması, tırnağın tırnak yatağına doğru uzanması ile ortaya çıkıyor. Çoğunlukla ayak baş parmağında görülüp ayak tırnağının kenarının ya da köşesinin kıvrılıp çevredeki cilde görünmesi sonucu oluşuyor. Ağrılı bir durum olan ayak tırnağı batması zamanında tedavi edilmediği takdirde enfeksiyon oluşumuna neden olabiliyor. Tırnak batması sonucunda iltihap oluştuğunda  ağrının çok daha şiddetli bir hale gelmesinin yanı sıra ısı artışı, akıntı ve şişlik gibi farklı belirtiler de ortaya çıkabiliyor.

Tırnak Batması Neden Olur?

Tırnak batmasının en önemli nedenlerinden biri olarak tırnağın büyüklüğü ile tırnak yatağının genişliği arasındaki dengesizlik kabul ediliyor. Tırnakların yanlış kesilmesi, ayağa uygun olmayan ayakkabıların giyilmesi ve kalıtsal tırnak problemleri gibi nedenlerden dolayı bu durum daha kötü bir hal alabiliyor. Tırnakları sıkıştıracak kadar dar ayakkabıların ve çorapların giyilmesi, tırnakların çok kısa kesilmesi, ayak tırnağının darbe alması, uygun olmayan şekillerde yapılan manikür ve pedikür uygulamaları, tırnağın çıkmasına neden olan travmalar ve olağan dışı şekilde kavisli ayak tırnaklarına sahip olmak da tırnak batmasının nedenleri olarak sıralanabiliyor. 

Tırnak batmasının erken evrelerinde en sık görülen belirti, tırnağın bir ya da iki tarafında ortaya çıkan ve dokunma ile artan ağrı oluyor. Ayrıca; tırnak çevresinde şişme, dokuda ısı artışı, akıntı, kızarıklık ve tırnak yatağında hassasiyet de tırnak batmasının belirtileri arasında yer alıyor. 

tırnak batması nasıl tedavi edilir

Tırnak Batması Nasıl Tedavi Edilir?

Tırnak batması vakalarında sorunun koyulabilmesi için fiziki muayene yeterli olabiliyor. Hastalar çoğu zaman bireysel olarak da tırnak batmasını teşhis edebiliyorlar. Tırnak batmasının teşhisi kolay olmakla birlikte tedavinin gecikmeden yapılması son derece önemli bir nokta olarak kabul ediliyor. Çünkü tırnak batması zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmediği takdirde başka komplikasyonlara da neden olabiliyor. Başlangıç aşamasında yalnızca derinin yüzeyinde iltihaplanma görünse de tırnak batması tedavi edilmediği takdirde altta bulunan kemiğin enfekte olmasına ve ciddi boyutta kemik enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Diyabet hastalarında ise tırnak batması vakaları çok daha şiddetli seyredebiliyor. Diyabeti olan hastalarda bu tür komplikasyonlar kan akışının yavaşlamasına ve ayakta bulunmakta olan sinirlerin zarar görmesine neden olabiliyor. Nadir olsa da tırnak batması kaynaklı olarak ortaya çıkan enfeksiyonlar kangrene yol açıp cerrahi müdahale gerektirebiliyor. Kangren bölgeye kan akışının yeterli seviyede sağlanamamasından dolayı ortaya çıkmakta olup diyabet hastaları tırnak batması sorunu yaşadıkları takdirde bu risklerin ekarte edilebilmesi için en kısa sürede bir uzmana görünmeleri tavsiye ediliyor. 

Tırnak batmasının tedavisi, sorunun boyutuna göre belirleniyor. Tırnak batmasının yeni gelişmeye başladığı ve henüz işlem gerekmeyen vakalarla bir süredir devam etmekte olan, iyileşmeyen kronikleşmiş vakalarda farklı tedavi yöntemleri uygulanabiliyor. Her tırnak batmasının tedavisinde cerrahi müdahale uygulanması gerekliliği bulunmuyor. Hafif seyreden tırnak batması durumlarında batan kısmın altına günlük olarak değiştirilen bir pamuk koyulduğunda tırnak ve cilt arasında tampon alan oluşturulup tırnağın ete batmadan büyümesi sağlanabiliyor. Tırnak büyüdüğünde düz şekilde kesilmesi, parmağı sıkıştırmayacak özellikte geniş ya da ucu açık ayakkabı giyilmesi gerekiyor. Eğer batmadan kaynaklanan enfeksiyon söz konusuysa ağızdan ya da merhem şeklinde antibiyotikler kullanılabiliyor. İleri aşamalardaki tırnak batması vakalarında ise cerrahi işlem uygulanarak anormal doku alınıyor ve tırnak kökü kısmi olarak kazınıyor. İşlemden sonra aynı yerden tırnak batması oluşmasının önlenebilmesi için tırnak kökünün batan tarafı tahrip ediliyor. Bu işlem cerrahi olarak uygulanabildiği gibi kimi zamanlarda gümüş nitrat ya da fenol kullanımıyla kimyasal olarak da yapılabiliyor. Hastaların tırnaklarının kenarlarını kesip bu durumu düzeltmeye çalışması sonucunda daha fazla batma durumu ile karşı karşıya kalınabiliyor. İyileşmeyen şiş dokunun oluştuğu durumlarda pedikür yoluyla tırnakların kesilip çıkarılması da tırnak batmasının iyileşmesini ve kalıcı bir çözüm elde edilmesini sağlamıyor. 

Tırnak çekimi işlemlerinde öncelikle tırnak yatağı uyuşturuluyor ve işlem esnasında hastanın ağrı duyması engellenmiş oluyor. İşlemin yapıldığı gün istirahat edilmesi, ağrı kesici kullanılması, ayağın kalp seviyesi üzerinde tutulması fayda sağlayabiliyor. Tırnak batmasında iltihap ve sorunu yaşayan kişide diyabet gibi bağışıklık sistemini etkileyebilecek hastalıklar varsa antibiyotik kullanılması gerekiyor. İşlemden sonra ayağı sıkmayan bir ayakkabı giyildiği takdirde ağrı oluşması da engellenebiliyor. İlk birkaç gün parmağa ağırlık vermeden yürünmesi, parmağı sıkıştırmayan ucu açık ayakkabı giyilmesi uzmanların tavsiyeleri arasında yer alıyor. 

podoloji ne iş yapar

Podoloji Ne Demek? Podoloji Ne İş Yapar?

25 Ara 2020 Genel

Podoloji en yalın haliyle ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmetleri sunmakta olan bir sağlık alanı olarak tanımlanabiliyor. Podoloji kapsamında; ayak hastalıkları üzerinde şekil sorunları ile ilgileniliyor. Patolojik durumların önlenmesi için araştırmalar ve tedaviye yönelik çalışmalar yapılıyor. Bu tablolara karşı toplumun bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi sağlanıyor. Başta diyabete bağlı olarak gelişen diyabetik ayak olmak üzere tüm ayak hastalıklarının tedavi ve bakım hizmetleri sunuluyor. 

Ayak sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen bir bilim dalı olarak Podoloji; sağlıklı ayaklarda koruyucu ve önleyici, ayak hastalıklarının söz konusu olduğu durumlarda ise koruyucu tedavi yöntemleri sunmak için uzman hekimler ile iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdüren bir disiplin olarak ön plana çıkıyor. podoloji, ortopedi biliminin daha özelleştirilip bir türü olup yalnızca ayağa odaklandığından ayak ile ilgili sorunların çözümü konusunda çok daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. 

Ayak hastalıklarında erken teşhis son derece önemli bir konu olarak kabul ediliyor. Bu konu üzerinde eğitim almış olan podologlar, ayağı her yönden değerlendiriyor, başka hastalıkların belirtisi olabilecek durumlarla karşılaştıklarında hastayı uzman hekime yönlendiriyorlar. Bu sayede hastaların erken teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynamış oluyorlar. Ayrıca, hastaların tedavi sonrası bakımlarını da üstleniyorlar. 

Podoloji – Diyabet İlişkisi

Diyabet hastaları için ayak sağlığının yanı sıra ayak ve tırnak bakımı çok büyük önem taşıyor.  Diyabet ayak komplikasyonu, diyabet hastalarının yaklaşık % 25’inin yaşamlarının bir döneminde karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor. Bunların % 10 ile % 15’i cerrahi tedavi uygulanmasını gerektirirken kimi olgular ampütasyon ile sonuçlanabiliyor. Diyabetli hastalarda diyabetik ayak yaraları non-travmatik ampütasyonların temel sebeplerinden biri olarak kabul ediliyor. Sorunlu ayaklara ve tırnaklara sahip olunması diyabet hastalarında çok ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu nedenle her diyabet hastasının ayaklarının bakımı ile tırnak bakımı ve kesimi konusunda uzman podologlardan destek alması öneriliyor.

Podoloji bünyesinde özellikle diyabet hastaları için son derece korkutucu bir tablo haline gelebilen ayak yaralarının önlenmesine yönelik işlemler gerçekleştiriliyor. Diyabet hastalarının ayaklarında oluşan yaralar hem hastalar hem de hasta yakınları açısından ağır bir tablo oluşmasına neden olabiliyor. Bu süreç doğru yönetilmediği takdirde hasta açısından uzuv kayıplarıyla sonuçlanabiliyor. Düzenli olarak ayak bakımlarını ve kontrollerini yaptırmakta olan diyabet hastası bireylerin ayaklarında yara açılması riski minimize edilmiş oluyor. Diyabetli hastalarda ayaklarda henüz yara açılmadan problemlerin fark edilmesi son derece önemli olduğundan düzenli olarak yapılan muayeneler esnasında yara açılması riski olan bölgeler tespit edilerek gerekli önlemler alınıyor.

Podoloji Bünyesinde Medikal Ayak Bakımı Hizmeti De Sunuluyor

Vücudun tüm yükünü çeken ayaklar gün içerisinde ne yazık ki pek çok farklı nedenlerden dolayı yıpranıyor ve düzenli olarak bakım yapılmasına ihtiyaç duyuyor. Ayakların, günlük hayat içerisinde karşı karşıya kaldığı olumsuzluklardan rutin medikal ayak bakım uygulamaları ile korunması mümkün olabiliyor. İnsan vücudundaki en önemli organlardan olan ayaklarda yaşanan sorunlar bireylerin yaşam kalitesinde düşmelere neden olabiliyor. Oluşmuş olan problemler de yine medikal ayak bakım uygulamaları ile giderilebiliyor. Medikal ayak bakım uygulamaları sayesinde ayakların hem sağlığı hem de estetik görünümü korunabiliyor. Medikal ayak bakım uygulamaları sağlığa yönelik bir bakım olup yüksek ısı sterilizasyonunun, kimyasal dezenfeksiyonun ve podoloji aletleriyle malzemelerinin kullanılması ile gerçekleştiriliyor. Hijyen açısından da hastane standartlarına uygunluk sağlanıyor. 

podoloji ne demek podoloji ne iş yapar

Medikal ayak bakımı yapılmadan önce podologlar kişinin ayak muayenesini detaylı bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Muayenenin ardından kişinin ayakları ile ilgili problemleri dikkatlice dinleniyor. Gündelik hayatlarına ve mevcuttaki genel sağlık durumuna ilişkin sorular sorularak yanıtları alınıyor. Bu bilgilerin alınması, kişiye en uygun tedavi planının çıkarılması noktasında önem taşıyor. Medikal ayak bakımı uygulamalarında kuru sistem kullanılmakta olup steril aletler ile çalışılması gerekiyor. Medikal ayak bakımı uygulamaları esnasında; kişinin ayaklarındaki ölü dokunun temizliği yapılıyor ve bu esnada canlı dokuya dokunulmaması konusunda büyük bir hassasiyet gösteriliyor. Rutin olarak medikal ayak bakımı yaptıran kişiler ayak sorunlarını çözümleme ve konforlarını artırma imkanını elde edebiliyorlar. Aksi takdirde zamanında çözüm üretilmeyen en basit sorunlar bile zaman içerisinde büyüyor. Böylece zaman içerisinde nasır, batık, mantar, kemik ve eklem deformasyonu gibi ciddi sorunlarla karşılaşılmasına neden olabiliyor.

Medikal ayak bakımı uygulamaları kapsamında; tırnakların yanlış kesilmiş olması, ayakkabı vurması, mantar ve ayak bakımının yetersiz yapılıyor olması gibi nedenlerden dolayı yıpranan ayakların doğru bir bakım sonucunda canlı ve sağlıklı bir görünüme erişmesi sağlanıyor. Medikal ayak bakımı uygulamalarının steril ve hijyenik koşullar altında, ağrısız bir şekilde gerçekleştiriliyor olması sayesinde kişinin dolaşım sisteminin de sinir sisteminin de sağlığı korunabilmiş oluyor. Medikal ayak bakımı uygulaması yaptıran kişilere; tırnak dizaynı, tırnakların kesilmesi, sertleşmiş derilerin giderilmesi, tırnak yüzeylerinin temizlenip parlatılması konularında hizmet veriliyor. Kişilerin ayak sağlığını korumak için medikal ayak bakımı uygulamaları yaptırması dışında dikkat etmeleri gereken konular hakkında da bilgilendirilmeleri sağlanıyor.

tırnak mantarı nedir nasıl tedavi edilir

Tırnak Mantarı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

23 Ara 2020 Genel

Pek çok insan hayatının bir döneminde tırnak mantarı sorunu ile karşı karşıya kalabiliyor. Tırnak mantarı genellikle kişisel temizliğin ve hijyenin aksatıldığı dönemlerde ortaya çıkabiliyor. El ve ayak tırnak sağlığını olumsu yönde etkileyen tırnak mantarı kozmetik olarak da rahatsız edici bir görünüme yol açabiliyor. Kötü kokulara sebep olabildiği gibi günlük yaşamda kişinin kendi görünümünden hoşnut olmamasına da neden olabiliyor. Bu nedenle tırnak mantarının tedavisinin en kısa sürede tamamlanması gerekiyor.

Hem ellerde hem de ayaklarda oluşan tırnak mantarı her yaş grubundan insanda meydana gelebiliyor. Bulaşıcı özellikteki tırnak mantarı son derece hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Sağlıklı ve normal bireylerde tırnak mantarı, çoğunlukla ıslak ve nemli ortamlardaki mantarlar nedeniyle oluşuyor. Duşlar, soyunma kabinleri, spor salonları, hamamlar ve yüzme havuzları gibi ortak kullanım alanları mantarların yoğun olarak bulaşabileceği yerler arasında bulunuyor. Ayrıca tırnakta bulunan çatlaklardan ya da kesiklerden de mantar bulaşması söz konusu olabiliyor. 

Tırnak Mantarı Belirtileri Nelerdir?

Tırnak mantarı nedeniyle enfekte olan tırnaklar çoğunlukla normal tırnaklara oranla daha kalın oluyor ve daha düzensiz bir şekilde uzuyor. Kenarlarında kırıklar ve kıvrılmalar görülebiliyor. Ayrıca, tırnaklar kesilmeye çalışıldığı zaman ise düzensiz şekilde kırılmalar söz konusu olabiliyor. Mantarlı tırnaklarda çoğunlukla renk değişiklikleri oluşmaya başlıyor. Tırnak sağlıklı tırnak görünümünden uzaklaşıyor. Kahverengimsi, sarımsı ve yeşilimsi bir görünüm alabiliyor. Cilt mantardan etkilendiği takdirde ciltte iltihaplanmalar oluşabiliyor. Bazı durumlarda tırnaklarda beyaz noktalar oluşuyor ve bu noktalar zaman içerisinde büyüyebiliyor. Eğer hastalığın tedavisi geciktirilir ve tırnak mantarı ilerlemeye devam ederse tırnak ve deri arasında iltihaplanmalar oluşabiliyor. Zamanla pis kokulu akıntılar meydana geliyor. İltihap daha da büyürse tırnak etten ayrılıp düşebiliyor. 

Tırnak Mantarı Neden Oluşur?

Tırnak mantarı pek çok farklı nedenden dolayı ortaya çıkabiliyor. Her yaş grubunda görülebilse de tırnak mantarı genellikle yaşlılarda daha sık görülüyor. İnsanların yaşlanması ile birlikte tırnaklar da yaşlanıyor, daha kırılgan ve kuru bir hale bürünebiliyorlar. Bu sebepten dolayı oluşan çatlaklar ve zedelenmeler yüzünden mantarlar tırnaklara daha kolay nüfuz edebiliyor. Yaşlanma ile birlikte el ve ayaklardaki kan dolaşımı azalıyor. Bağışıklık sistemi zayıflayınca tırnaklar mantarlara karşı çok daha savunmasız bir hale gelmiş oluyor. Tırnak mantarının bir bireyden, sağlıklı bir başka bireye doğrudan bulaşması çok küçük bir ihtimal olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte ortak kullanım alanlarının çokça kullanılması bu olasılığı artırıyor. Çok fazla terlemenin de mantar oluşumunun artmasında etkili olduğu biliniyor. Yüzme havuzları, spor salonları, duşlar ve hamamlar gibi ortak kullanım alanlarında çıplak ayakla yürünmesi mantar bulaşma riskini artırıyor. Diyabet hastaları da bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olması nedeniyle mantar enfeksiyonu ile daha sık karşılaşabiliyorlar. 

Tırnak Mantarı Nasıl Tedavi Edilir?

tırnak mantarı nasıl tedavi edilir

Tırnak mantarı tedavisinde ilk seçenek olarak oral antifungal ilaçların kullanılması tercih edilebiliyor. Enfeksiyonun ortadan kaldırılmasında diğer ilaçlara göre daha başarılı olması nedeniyle oral antifungal ilaçlar ilk olarak kullanılıyorlar. Yeni çıkan tırnağın sağlıklı bir şekilde büyümesine ve tırnaktan mantarın zaman içerisinde atılmasına yardımcı olan oral antifungal ilaçların kullanıldığı tedavi yaklaşık 12 hafta boyunca sürüyor. Ancak, bu tür ilaçların deri dökülmesi ve karaciğer hasarı gibi ciddi yan etkileri olduğundan, kullanım esnasında hastaların sürekli kontrol altında tutulması gerekiyor. 

Tırnak mantarı tedavisinde kullanılan yöntemler arasında tırnak mantarı kremi de yer alıyor. Tırnak mantarı kremi, tırnakların ıslatılmasının ardından uygulanıyor. Krem uygulanmadan önce tırnağın üst kısmının biraz kazınması durumunda krem, alttaki mantarlı dokuya daha kolay ulaşıyor ve tedavi daha etkili bir şekilde gerçekleşebiliyor. 

Bunların dışında tırnak mantarı tedavisinde siklopiroks adı verilen ilaçlı bir oje de kullanılabiliyor. Bu yöntemde, oje günde bir kez olacak şekilde enfekte olmuş tırnağa ve bölgeye uygulanıyor. Bir haftalık kullanımın ardından üst katmanlar temizleniyor ve tedaviye aynı şekilde devam ediliyor. Bu sayede mantarlı dokunun vücuttan yavaş yavaş uzaklaştırılması söz konusu oluyor. Eğer hastalık çok ilerlerse tırnak çıkarma ameliyatının uygulanması ihtiyacı da doğabiliyor.

Tırnak Mantarını Nasıl Önlersiniz?

Mantardan korunmak için öncelikle hijyene dikkat edilmesi gerekiyor. Ellerin ve ayakların her gün su ve sabun ile yıkanması, durulandıktan sonra da ayak parmaklarının arasının iyice kurulanması gerekiyor. Terletmeyen çoraplar giyilmesi eğer ayaklar çok terliyorsa çorapların sık sık değiştirilmesi tırnak mantarı oluşumunu engelleyen etkenler arasında yer alıyor. Tırnak çevresindeki cilde zarar verilmesi durumunda mikroplar cilde ve tırnaklara erişebildiğinden bu konuda dikkatli olunması öneriliyor. Duş, soyunma odası ve havuz gibi ortak kullanım alanları tırnak mantarının yaygın olduğu alanlar olduğundan bu tür yerlerde sandalet ya da ayakkabı kullanımına özen gösterilmesi gerekiyor. Manikür ve pedikür işlemleri yaptırılırken kişinin kendine ait aletleri kullanması eğer bu mümkün değilse manikür ve pedikür yaptırdığı yerin aletleri gerekli şekilde sterilize ettiğinden emin olması uzmanların önerileri arasında yer alıyor.

nasır nedir nasıl tedavi edilir

Nasır Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

21 Ara 2020 Genel

Dış ortamlar ile gün içerisinde sürekli bir temas halinde olan cilt, insan vücudunun hastalık oluşumuna en yatkın bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Gün içerisinde çok fazla ayakta duran ya da çok uzun süre yürüyen kişiler, ayaklarının sürekli olarak ayakkabılarının içerisinde beklemesi dolayısıyla birbirinden farklı cilt hastalıkları ile karşı karşıya kalabiliyorlar. En sık görünen cilt hastalıkları arasında ilk sıralarda ise nasır geliyor. 

Nasır Neden Oluşur?

En yaygın görülen cilt hastalıklarından biri olan nasır, çoğunlukla ayakların kemikli bölgelerinin, ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılarla sürekli sürtünmeye ve basınca maruz kalması sonucu ortaya çıkıyor. Çoğunlukla ayaklarda ortaya çıkan nasırlar özellikle ellerini kullanarak çalışan kişilerde, elin basınca maruz kalmakta olan kısımlarında da görülebiliyor. 

Başlangıç aşamasında pek fazla ağrıya neden olmadığı ve kişinin günlük hayatını etkilemediği için nasır çoğu kişi tarafından önemsenmiyor. Ancak, henüz başlangıç aşamasındayken tedavi edilmediği takdirde nasırlar büyümeye devam ediyor, sertliği ile birlikte neden olduğu ağrı da artıyor ve nasırın tedavi süreci de uzamış oluyor. Bu nedenden dolayı yeni oluşan nasırların en kısa süre içerisinde en uygun yöntemler kullanılarak tedavi edilmesi gerekiyor. Nasırların pek çok türü bulunduğu gibi boyutlarında da değişiklik olabiliyor. Gün içerisinde çok uzun süreler ayakta duran, ayakları çok fazla terleyen, ayakları çok uzun süre ayakkabı içerisinde kalan ve seçtiği ayakkabılar ayakkabıları ile uyumlu olmayan kişiler nasır sorunu ile daha sık karşılaşabiliyorlar. 

Ayak sağlığına uygun olmayan ayakkabıların giyilmesinin yanı sıra rahatsızlık hissi veren ya da yüksek topuklu, ayağın boyutuna uygun olmayan ayakkabıların tercih edilmesi ve herhangi bir noktadan ayağı vurması da nasır oluşumuna neden olan etkenler arasında yer alıyor. Ayakkabı nasır oluşumunda önemli rol oynasa da çıplak ayak ile yürüyen, bu esnada da ayakları sürtünme ve kuruluk ile karşı karşıya kalan kişilerde de nasır oluşumuna sıklıkla rastlanabiliyor.

Nasır başlangıç döneminde rahatsızlık vermediği ve oluşum yeri parmak araları olduğu için çoğu zaman ileri aşamalara gelene kadar fark edilemeyebiliyor. Derecesinin ilerlemesi ile birlikte nasırın belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor. En sık karşılaşılan nasır belirtileri şu şekilde sıralanabiliyor:

  • Nasır oluşumunun gerçekleştiği bölgede belirgin bir ağrı hissi,
  • Nasırlı deri bölgesinde meydana gelen sertlik ve kalınlaşma,
  • İleri aşamadaki nasırlarda, ağrının hissedildiği bölümde meydana gelen büyüme ve renk değişikliği,
  • Nasırlaşmış olan bölgenin etrafında meydana gelen iltihaplanma,
  • Kalınlaşmanın olduğu deride nasırın uç bölgesinin oluşması,
  • Hafif derecedeki nasırlarda baskı ortadan kaldırıldığında geçen ağrı hissi.
nasır çeşitleri nelerdir

Nasır Çeşitleri Nelerdir?

Çeşitleri ve boyutları birbirinden farklı olan nasırların tedavi sürecinin başlangıcında, nasırın türü ve hangi evrede olduğu belirleniyor. Ardından en uygun tedavinin planlaması yapılıyor Temel olarak 3 farklı nasır çeşidi bulunuyor. Yumuşak nasır olarak adlandırılan nasır türü; çoğunlukla ayak parmakları arasında kalan boşluklarda oluşuyor. Ağrı ve akıntı gibi sorunlara neden olan yumuşak nasırların boyutu 1-4 cm aralığında olup hassas ve kızarık bir yapıya sahip bulunuyorlar. Parmakların birbirine normalin üzerine baskı yapmasından dolayı oluşan yumuşak nasırlar, yüksek topuklu ayakkabıların sık giyilmesi sonucu da oluşabiliyor bu durumda ayağın parmak bölgesine binen yük miktarı artıyor ve nasır oluşumuna zemin hazırlanmış oluyor. Ayak parmaklarındaki doğuştan gelen ya da sonradan oluşan şekil bozuklukları da yumuşak nasır oluşumunun nedenleri arasında bulunuyor.

Ayağın kemikli kısımlarında, genelde yanlış basma ya da kemiklerdeki deformasyonlardan dolayı ayak yüzeyine ayakkabının baskı yapması sonucu sert nasır oluşabiliyor. Yoğun bir kökü olan sert nasır, küçük parmakların dış kısımlarında, ayak parmaklarının tepelerinde ve ayak tabanında oluşabiliyor. 

Tohum nasırları da topukların yan ve arka kısımlarında görülüyor. Ölü deriden oluşan tohum nasırları basınca maruz kaldığında ağrıya neden olabiliyor. 

Nasır Nasıl Tedavi Edilir?

Nasırın boyutu ve derecesi gibi bazı etkenlere göre, uygulanacak olan nasır tedavisinde de değişiklik söz konusu olabiliyor. İltihaplı nasırlar enfeksiyon, kanama ve akıntı durumunu da beraberinde getirebildiğinden tedavisinin hastane ortamında yapılması gerekiyor. Antibiyotik uygulanıp yara bakımı yapılarak nasır temizleniyor. İltihapsız normal nasırlarda ise sertleşmiş derinin soyulması için; ponza taşı, nasır yastığı, nasır kalemi, nasır bandı, nasır soyucu pomatlar ve solüsyonlar kullanılabiliyor. Bu yöntemlerle nasırın üzerindeki ölü deri zamanla yok ediliyor ve nasır adeta eritiliyor. Ancak bu işlemlerin dikkatli bir şekilde yapılmaması nasırın etrafındaki canlı derinin tahriş olup zarar görmesine yol açabiliyor. Bu aşamada asitli uygulamaların yalnızca ilacın nasırın üzerine geleceği şekilde yapılması en önemli nokta haline geliyor. 

Nasırın çok ilerlediği ya da çok derinleştiği durumlarda, tedavi için cerrahi müdahalelerin uygulanmasına ihtiyaç duyulabiliyor. Cerrahi yöntemlerle nasır bir kerede çıkarılıyor. Yaranın bakımına ve enfeksiyon oluşumunun önlenmesine yönelik önleyici bir tedavi ile nasırın bıraktığı boşluğu en kısa zamanda ve temiz bir şekilde kapanması sağlanıyor.

podolog ne demek podolog ne iş yapar

Podolog Ne Demek? Podolog Ne İş Yapar?

17 Ara 2020 Genel

Sağlık alanında son dönemlerde ön plana çıkan mesleklerden biri olan podologların çalışma alanları ve bu mesleğe duyulan ilgi günden güne artıyor. Temelde konu ile ilgili uzman doktorun teşhisine ve tedavi ile ilgili olarak yaptığı yönlendirmeye bağlı olarak; hastaların ayak tedavisini yapan sağlık teknikerleri podolog olarak adlandırılıyor. Meslek yüksekokullarının Podoloji programlarından mezun oluyorlar. Bireylerin ayak sağlıklarının korunmasına ve bakımının yapılmasına yönelik olarak hizmet veriyorlar. Ayak sağlığını korumaya ve ayak rahatsızlıklarını önlemeye yönelik tedbirler alınması podologların çalışmalarının temelini oluşturuyor. Podologlar, ayak hastalıklarının tedavi edilmesinde uzman hekimler ile birlikte görev alıyorlar. 

Podoloji; kelime olarak ayak bilimi anlamını taşıyor. Podoloji kapsamında; ayak hastalıklarının çözümlenmesine ve bakımına dair hizmetler sunuluyor. Podoloji ayak sağlığının ve hastalıklarının incelendiği bilim dalı olup podolog olarak isimlendirilen podoloji uzmanları da kişilerin ayak rahatsızlıkları ve ayakları ile ilgili tüm sorunların tedavi süreçlerinde yer alıyor. Ayak sağlığı ve hastalıklarının bakımında ve gerekli tekniklerin uygulanmasında en yararlı bilgi podologlar tarafından sağlanmakta olup ayak sağlığı ve hastalıkları konusunda podologlara danışılması gerekiyor. Ayak sağlığı ve ayak bakımı konusunda yetkin ve deneyimli olan podologlar, konularında yeterli bilgiye ve deneyime sahip olmalarının yanı sıra hızlı ve yaratıcı düşünce yapılarının yanı sıra hastaları ile olan etkili iletişim yetenekleri ile de dikkat çekiyorlar. 

Podologların Görevleri Nelerdir?

Ayak sağlığının korunması ve olası hastalıklar durumunda gerekli tedavinin uygulanması konularında yeterli bilgilere ve deneyime sahip olan podologların görevleri arasında;

  • Batık tırnakların tedavisinin yapılması ve soruna kalıcı çözümler bulunması,
  • Diyabetik ayak bakımının sunulması,
  • Kalınlaşmış tırnakların ve nasır oluşumlarının tedavi edilmesi,
  • Tırnak mantarı bakımının yapılması,
  • Aşırı terleyen ayakların tedavi edilmesi,
  • Ayaklardaki şekil bozukluklarının tedavi edilmesi,
  • Sporcuların ve dansçıların ayaklarının bakımının yapılması,
  • Sağlıklı bireylerin ayaklarının medikal bakımının yapılması yer alıyor.

Pedolog sağlık teknikerleri sağlık meslek mensubu olup mesleki alanlarına bağlı olarak hem kamu kurum ve kuruluşlarında hem de özel sektörde faaliyet göstermekte olan sağlık kurumlarında istihdam edilebiliyorlar. Bu kapsamda podologlar; devlet hastanelerinde, özel hastanelerde ve üniversite araştırma hastanelerinde podoloji teknikeri olarak görev yapabiliyorlar. Çalışma alanları daha çok hastaneler olan podologlar, ayak sağlığı ile ilgili cihazların üretimini yapan firmalarda da çalışabiliyorlar. Ayak sağlığı konusunda en önemli çalışma alanları arasında futbol takımları da yer alıyor ve podologlar futbol takımlarında çalışmayı da tercih edebiliyorlar. 

podologların çalışma şekli nedir

Podologların Çalışma Şekli Nedir?

Faaliyet gösterdikleri alanda belirli bir tecrübeye sahip olan uzman doktorlar, teşhislerini koyduktan sonra hastalarını podologlara yönlendirebiliyorlar. Podologlar, hastaların ayak sağlıkları ile ilgili durumlar söz konusu olduğunda uzman hekimler ile iş birliği içerisinde çalışıyor ve bazı noktalarda uzman hekimlere danışıyorlar. Bu açıdan değerlendirildiğinde podologların ayak sağlığını korumaya ve bu tür hastalıkları önlemeye yönelik tedbirler aldığı açıkça görülebiliyor. Podologlar ayak sağlığı ile ilgili yardımcı hizmetler kapsamında hastalara yardımcı oluyorlar. Özellikle farklı hastalıkların ayaklara etkisine bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar podologlar tarafından tedavi ediliyor. 

Ayak tedavisi alanında hizmet veren podologların görev alanları ve görevlerinin kapsamının oldukça geniş olduğu biliniyor. Ayak sağlığının korunması noktasında son derece önemli bir role sahip olan podologlar, diyabet hastalarının en sık karşılaştığı sorunlardan olan diyabetik ayak bakımı ile ilgileniyorlar. Tırnak mantarlarının tedavisini gerçekleştirdiği bilinen podologlar, ayaklardaki şekil bozuklukları da dahil olmak üzere her konuda hastalarının sağlığına kavuşması için çalışmalarını sürdürüyorlar. Bununla birlikte yalnızca ayak hastalığı olan kişiler değil sağlıklı bireyler de rutin medikal ayak bakımı yaptırmak için podologlara gidiyorlar. 

Özellikle sporcular ve sürekli prova yapmak durumunda olan dansçılar yoğun antrenmanları esnasında ayaklarını yıpratıcı hareketler yapmak zorunda kalıyorlar. Bu aktivitelerine bağlı olarak yorulan ayaklarının rutin bakımı konusunda dansçılar ve sporcular podologlardan destek alıyorlar. Ayrıca podologlar; kalınlaşmış tırnak ve nasır oluşumu şikayetleri ile gelen hastaların tedavilerini de düzenli bir şekilde gerçekleştiriyorlar. Günümüzde pek çok kişinin şikayetçi olduğu ayak kokusu sorunu da podologlar tarafından hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulabiliyor. 

Her meslek grubunda olduğu gibi podologların da kendi mesleklerine ilişkin görevleri ve sorumlulukları bulunuyor. Bu görev ve sorumluluklar kapsamında podologların özellikle kişilerin ayak sağlıklarının korunması konusunda en doğru ve etkili önlemleri almaları gerekiyor. Bu noktada, podologların ayak sağlığının korunmasının yanı sıra olası hastalık durumlarının tedavi edilmesi sürecine dair detaylı bilgi ve birikime sahip olmasının önemi ortaya çıkıyor. Ayaklardaki şekil bozukluğu ve düztabanlık gibi sorunlar ile ilgili olarak geniş kapsamlı ve detaylı bir analiz gerçekleştiren podologlar bu analizlerin sonuçlarına göre hastaları için en doğru tedaviyi uyguluyorlar. Ayrıca podologlar mantar ve batık tedavisi gibi sorunların kalıcı olarak çözüme kavuşturulması konusunda da hizmet veriyorlar. Ülkemizde yeni yeni kabul gören ve popülerliği giderek artan bir meslek olması nedeni ile podologların önünde büyük bir kariyer imkanı olduğu biliniyor.

Çıplak Ayakla Yürüme

Çıplak Ayakla Yürümenin Faydaları

10 Haz 2019 Genel

Çıplak Ayakla YürümeÇıplak Ayakla Yürümenin Faydaları konusu ile alakalı bir kaç bilgi paylaşmak istedim. Farklı ayakkabı türleri ve ayaklarınız üzerindeki etkileri hakkında uzun zamandır konuştuk. Hangi ayakkabının çeşitli sporlar için en iyisi, hangi ayakkabının diyabet hastaları için yararlı olduğu, hangi ayakkabının kendi ayaklarınız için en iyi olduğunu nasıl değerlendirebileceğiniz gibi konuları inceledik. Farklı çorapların ayak sağlığınızı farklı şekillerde nasıl etkileyebileceğini bile gördük. Ancak nadire değindiğimiz bir konu çıplak ayakla ilgili.

Şüphesiz ayakkabı giymenin bir çok yararı vardır. Ayaklarımızı kesiklerden ve sıyrıklardan korurlar, uzun süre yürümeyi veya ayakta durmayı daha rahat hale getirirler, hatta ek destek sunabilir ve bunlara veya bunlara düşen kemerler gibi ayakların şeklindeki sorunları düzeltmeye yardımcı olabilirler. Ancak ayakkabı giymenin faydaları olduğu gerçeği, her zaman onları giymemiz gerektiği anlamına gelmez.

Çıplak ayakla dolaşmanın birincil yararı, ayaklarınızın doğal pozisyonlarını alma şansını vermesidir. Uygun ayakkabılar bile ayakların doğal şeklini kusursuz bir şekilde kopyalamaz ve çoğumuz bizim için doğru ya da en iyi ayakkabı tipini bile giymiyoruz. Çıplak ayakla giderken, ayakların kemer veya ayak parmakları gibi kısımlarının bir şekilde diğerine fazla itilme riskini ortadan kaldırırsınız.

İnsan ayaklarının milyonlarca yıl boyunca geliştiğini hatırlamak önemlidir, oysaki ayakkabılar nispeten yeni bir eklentidir. Evrim, şu anda ayaklarımızı sardığımızı düzeltmek için vaktimiz olmadı, bu da yürüdüğümüz veya pratikte yürüdüğümüz tarzımızın, vücudumuzun bu şekilde tasarlanmasından farklı olduğu, ama en önemlisi olduğu anlamına geliyor. Daha önce tartıştığımız gibi, yürüdüğümüz veya durduğumuzdaki en küçük sapma bile zayıflamış bacak veya kalça kasları veya bel ağrısı gibi vücudun her yerinde sorunlara yol açabilir. Çıplak ayakla gitmek, bazen de olsa, vücudunuza bu sapmalardan bir mola verir ve nötr pozisyonuna dönmesine izin verir.

Vücudunuzda bu tür kaymalara neden olmasının yanı sıra, ayakkabı giymek de tamamen mekanik bir bakış açısıyla oldukça kısıtlayıcı olabilir. Bazı ayakkabı tipleri hareketinizi sınırlandırır; bu da zamanla hareket alanınızı ve esnekliğinizi sınırlar; bu da burkulma veya düşme gibi bir yaralanmaya maruz kalma olasılığını artırır. Benzer şekilde, plantar iç kasları gibi kaslar, ayak tabanımızdaki kaslar daha az
kullanılır ve zamanla zayıflar.

Çıplak ayakla gitmek aynı zamanda ayağınıza nemli bir ortamdan kaçma ve nefes alma şansını verir, ayrıca her ikisi de kabarcık veya enfeksiyon gibi çok yaygın sorunlara neden olan daha az sürtünme yaşar.

Tabii ki, çıplak ayakla asıl risk, size zarar verebilecek bir şeye basmak olacağından, ayaklarınızı dikkatle nerede çektiğinize karar vermeniz önemlidir. Evde en iyi seçenektir, çünkü sadece zeminin temiz ve güvenli olmasını sağlamakla kalmaz, ayaklarınızı günlük olarak serbest bırakmak için zaman kazanabilirsiniz.

Kum, çimen veya en doğal olarak oluşan araziler, ayaklarınızın aynen tasarlandıkları gibi hareket etmelerine izin vermek için mükemmeldir, kırık cam veya dikenler gibi gizli nesnelerin farkında olmanız yeterlidir. Engebeli, kayalık veya beton alanlardan kaçınılmalıdır.

İster zamanınızı iyileştirmeye çalışan bir koşucu olun, isterse mümkün olduğunca sağlıklı olmaya aktif olarak ilgi duyan bir kişi olun, her zaman sık sık yalın ayak gitmenin birçok avantajı vardır. Buradaki kilit işler, bunun hızlı bir çözümden ziyade bir yaşam tarzı seçimi olduğudur, bu nedenle faydaları elde etmek zaman alacaktır ve bu faydaların ancak uygun ayakkabılar giydiğiniz sürece hissedilmesi
gerekecektir.

1 2

Search

+